fbpx
Share on facebook
Share on google
Share on twitter
Share on linkedin
Obezite cerrahisi sonrasında hastalar tarafından bildirilen tat ve koku duyularındaki değişimlerin olası nedenleri, bu değişikliklerin zayıflamada ve kilo korumada olumlu katkısı ve daha fazlası...
Tüp mide sonra koku ve tat değişimi

Obezite Cerrahisi Sonrasında Tat ve Koku Algısı Değişir mi?

Tat ve Kokunun Obezite Gelişmesindeki Rolü

Yiyeceklerin tadı, kokusu ve dokusuna verdiğimiz duyusal yanıtlar, yiyecek tercihlerimizin ve yeme alışkanlıklarımızın belirlenmesinde büyük rol oynar. Obezite hastalarının fazla kilo problemlerinin çoğunlukla yanlış beslenme alışkanlıklarından kaynaklandığını ve bu alışkanlıkların da kişinin günlük hayatta karşılaştığı problemlerle başa çıkma yolu olarak yemek yemeyi tercih etmesinden ya da yemek yemekten zevk alıp, yiyeceklere karşı koyamamasından kaynaklandığını biliyoruz.
Sevdiğiniz bir yiyeceğin kokusunu duyduğunuzda aç olmasanız dahi onu yeme arzusu duyarsınız. Kimileri bu arzuyu baskılayabilirken, kimileri karşı koymakta zorlanır. Bu durum, özellikle bu arzuyu kolayca baskılayan birinci grup tarafından basitçe, “iradesizlik” olarak görünebilir. Aslında işin iç yüzü bu kadar basit değildir. Bu aşamada hormonlar, reseptörler, sinirler gibi gastrointestinal sistemi etkileyen bir çok faktör devrededir. Burada uzun uzun koku ve tat duyularının nasıl oluştuğuna, beyinde nasıl işlemlendiğine, fizyoloji ve nörogastroenteroloji alanlarına giren detaylara yer vererek sizleri sıkmak istemiyorum. Bilinmesi gereken şudur ki koku ve tat duyularının, bu duyulardan etkilenebilen hormon salınımlarının ve bu duyulara verdiğimiz duyusal yanıtların, hatta bu duyularla beslenen duygular, hatıralar ve bilinçdışı hafızadaki ilişkilendirmelerin beslenme alışkanlıklarımızda ve dolayısı ile obezite gelişiminde etkisi olduğu bir gerçektir.

Tat ve Koku Duyularında Obezite Cerrahisi Sonrası Değişimler

Obezite cerrahisi sonrasında tat ve koku duyarlılığında oluşabilen değişimler konusunda araştırmalar gün geçtikçe artıyor. Bu konuda yapılan ve 188 hastanın verilerinin incelendiği bir çalışmaya göre, bariatrik cerrahiyi takiben hastaların %97’sinin yiyeceklerin tadı, kokusu ve o yiyeceğe karşı iştah konularından en az birinde değişiklik yaşadığı gözlemlenmiştir.
Yine Leicester Üniversite Hastanelerinde yapılan ve Gastric By-Pass geçirmiş 103 hastaya ait veriler içeren bir araştırmaya göre hastaların %73’ü gıdaların tadında, neredeyse %50’si ise kokularında değişiklik olduğunu bildirmişlerdir.
En sık bildirilen tat değişiklikleri ise tatlı yiyeceklere, ekşi yiyeceklere ve fast food gıdalara karşı. Ayrıca bariatrik cerrahi sonrasında tatlı yiyeceklerin ruh halini değiştiren etkisinin de azaldığı gözlemlenmiştir. Böylelikle duygusal yeme eğilimi olan hastalarda bu eğilimin kaybolması da söz konusu olabilmektedir.

Bariatrik cerrahi sonrası yiyeceklerin kokuları değişir mi?

Bariatrik Cerrahi koku ve tat duyularını nasıl etkiler?

Cerrahi operasyonu takiben tat ve koku duyularında yaşanan değişikliklerin kesin nedeni henüz net değilse de, birçok uzman değişen bağırsak hormonu salınımları ve bunların sinir sistemine olan etkisinin bu değişimde rol oynadığını düşünmektedir.
Merkezi sinir sistemi, gastrointestinal sistem ve beyin arasındaki açlık, tokluk ve arzu mesajlarını iletmekten sorumludur. Bu mesajları taşıyan sinirler, tüp mide ameliyatı ile midenin bir kısmı çıkarıldığında etkilenir. Çünkü çıkarılan kısım, özellikle Ghrelin hormonu üretiminin büyük kısmını üstlenen fundus kısmını da içermektedir. Açlık hormonu olarak bilinen ghrelin salgılandığında, beyne “Açım!” mesajı gider. Bunun yanında dildeki tat hücrelerinin de GLP-1, Ghrelin, CKK ve NPY hormon reseptörlerine sahip olduğu ve cerrahiyi takiben azalan hormon salgılarının etkisiyle koku ve tat duyularına yanıtlarda da azalma görüldüğü düşünülmektedir.
Lezzet açısından, NPY’nin işlevi CKK’nın işlevine karşıdır ve tatlı ve umami tatların yanıtında bir azalmaya neden olur. Acı algısını ise güçlendirmesi olasıdır. Ghrelin reseptörleri içinse tuzlu ve ekşi tat duyarlılığında azalma olabileceği düşünülüyor. Henüz kanıt niteliğinde yalnızca fareler üzerinde araştırmalar yapılıyorken, bunun yanında obezite cerrahisi geçirmiş hastalar ile yapılan anketlerin değerlendirmeleri, fareler üzerinde kanıtlanan bu ilişkilerin insanlar için de geçerli olabileceğini destekler niteliktedir.

Koku ve tat algısında görülebilecek bu azalma, işlev kaybı veya olumsuz bir durum gibi görünse de aslında obezite cerrahisi sonrasında hastaların kilo vermelerinde, sağlıklı beslenme alışkanlıkları edinmelerinde ve özellikle de sağlıklı kiloya ulaşıldıktan sonra bu kilonun korunmasında çok olumlu etkileri olmaktadır. Özellikle şeker bağımlılığı, tıkanırcasına yeme gibi duygusal yeme bozukluklarına sahip kişilerin ameliyat sonrası yaşanabilecek bu duyusal azalmalar sayesinde şekerli ve yağlı yiyeceklerden zorlanmadan uzak durabildiklerini ve bu gıdalara karşı istek duymadıklarını gözlemliyoruz. Yapılan anketlerde tat ve koku değişiklikleri yaşadığını belirten hastaların, herhangi bir değişiklik yaşamadığını bildiren hastalara göre kilo verme sürecinde ve yeniden kilo almama konusunda daha başarılı olduğu görülmektedir.
Kilo vermek açısından olumlu olan bu duyu kaybı obezite cerrahisini, diğer obezite tedavi yöntemleri arasında fayda açısından yukarı taşıyacağı düşünülebilir. Araştırmacılar bağırsak hormonlarının bu duyu değişimleri üzerindeki rolü kanıtlanır ise gelecekte obezitenin cerrahi dışı tedavilerinde de koku ve tat değişikliklerinin bu yönde yardımcı olarak kullanılabileceği yöntemler geliştirilebileceği düşüncesindeler. Ancak şimdilik bariatrik cerrahi sonrası tat ve koku duyularında değişiklik meydana gelip gelmediği ve ayrıca kilo değişikliklerinde faktörler olarak görülüp görülemeyeceği konusunda çok az sayıda ve büyük ölçüde operasyon geçirmiş kişilerin söylemlerinden elde edilen verilere dayanan araştırmalar mevcuttur.

Kaynaklar

Besnard P. Lipidler ve obezite: Ayrıca bir tat meselesi mi? 
Rev Endocr Metab Disord . 
2016; 17 (2): 159-170. 
doi: 10.1007 / s11154-016-9355-2
Drewnowski A, Brunzell J, Sande K, Iverius P, Greenwood M. – İnsan obezitesinde tat tepkisi. 
Physiol Behav . 
1985; 35 (4): 617-622. 
DOI: 10,1016 / 0031-9384 (85) 90150-7
Sağlık Bakanlığı. 
Vigitel Brezilya 2017: telefon anketi ile kronik hastalıklar için risk ve koruyucu faktörlerin gözetimi: sosyo-demografik sıklık tahminleri ve 2017 yılında 26 Brezilya eyaletinin başkentinde ve Federal Bölgenin başkentlerinde kronik hastalıklar için risk ve koruyucu faktörlerin dağılımı. 
Brezilya Sağlık Bakanlığı . 
2018: 35-45.
www.njbariatriccenter.com/…/
www.nhs.uk/Conditions/weight-loss-surgery/Pages/Introduction.aspx
Görseller :
Öne çıkan görsel: rawpixel.com
Makale içi görsel : Image by DanaTentis from Pixabay

Erkam Tülübaş

Erkam Tülübaş

Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Çağın hastalığı olarak adlandırılmaya başlanan obezite birçok yandaş hastalıkla birlikte sağlığımızı tehdit ediyor. Obezite hakkında bilinç oluşturmak ve toplumu önlenebilir bu hastalıktan mümkün olduğunca arındırmak adına paylaştığımız bilgileri takip ve tavsiye etmenizi önemsiyoruz. Lütfen sosyal medya hesaplarımıza ve diğer yazılarımıza da bir göz atın.

Son Yazılar

Bizi Takip Edin!

Videolara da göz atın...

Yeni yazılarımızdan haberdar olmak ister misiniz?

E-mail grubumuza kaydolarak yeni yazılardan ve diğer gelişmelerden haberdar olabilirsiniz.

× Yardımcı olabilir miyiz?