fbpx
Share on facebook
Share on google
Share on twitter
Share on linkedin
Tüp mide Ameliyatı ve Gastric By-Pass prosedürlerinin avantaj ve dezavantajlarını, kime hangi yöntemin uygun olduğunu, uygulama ve etkinlik farklarını sizin için karşılaştırdık.
Tüp Mide mi, Gastric ByPass mı?

Tüp Mide mi, Gastrik ByPass mı?

Obezite Cerrahisinde en sık kullanılan iki prosedür olan Tüp Mide Ameliyatı (Sleeve Gastrectomy) ve Gastrik Bypass arasında ne gibi farklar olduğunu, hangi hastalar için hangi operasyonun tercih edilmesi gerektiğini merak eden hastalarımız için hazırladığımız bu yazıda, her iki yöntemi de mümkün olan en kapsamlı şekilde karşılaştırmaya çalıştık.

Öncelikle obezite tedavisinde hangi hastalar için bariatrik cerrahi uygulanabileceğinden kısaca bahsedelim.

Obezite cerrahisine karar verilirken hastanın yeme alışkanlıkları, geçmişi, mevcut koşulları, ameliyattan beklentileri, ameliyata ruhsal olarak hazır olup olmadığı gibi kişiye özel durumlar da değerlendirilse de genel kriterler olan vücut kitle indeksi ve yandaş hastalık durumu açısından cerrahiye uygun hastaları şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Vücut Kitle İndeksi 40 ve üstü olan hastalar.
  • VKİ 35 ila 40 arasında olup diyabet, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, karaciğer yağlanması veya uyku apnesi gibi yandaş hastalığı olanlar.
  • V.K.İ 30 ile 35 arasında olup kontrolsüz diyabeti olan hastalar

Tüp Mide (Sleeve Gastrektomi) Nedir?

Halk arasında tüp mide şeklinde de adlandırılan obezite cerrahisi prosedürü Sleeve Gastrectomy midenin yaklaşık %80’lik bir kısmının çıkarıldığı bir uygulamadır. Gastric ByPass’dan daha kısa bir süredir uygulanmasına karşın günümüzde en sık kullanılan prosedürdür ve yine halk arasında “obezite ameliyatı” dendiğinde ilk akla gelen, tüp mide ameliyatıdır. Önceleri ilk ameliyat olarak mide bypass uygulanması zor olan aşırı obez hastalarda, gastrik bypass olabilmeleri için bir miktar kilo kaybı sağlaması amacı ile uygulanan bu operasyonun etkinliği görüldükçe yardımcı bir prosedür olmaktan çıkıp, uygulama sayıları ciddi oranda artmıştır.

Tüp mide ameliyatının avantajları nelerdir?

Tüp Mide Ameliyatının Avantajları Nelerdir?

Tüp mide ameliyatının en büyük avantajı prosedürün daha az karmaşık oluşu ve tüm komplikasyon risklerinin gastrik bypass ile karşılaştırıldığında daha düşük olmasıdır. Bu sebeple cerrahi operasyon geçirmesi yüksek riskli hastalarda öncelikle Sleeve Gastrektomi tercih edilmektedir. Uygulama daha kolay, anestezi süresi daha kısa ve iyileşme daha hızlıdır. Yine daha önce birden fazla karın ameliyatı geçirmiş hastalarda da tüp mide ameliyatının seçilmesi uygundur. Çünkü tüp mide prosedüründe, genellikle karın içi yapışıklıklarının daha az olduğu karnın üst kısmında işlem yapılmaktadır.

Tüp mide ameliyatında ince bağırsak ve pilorik kapak üzerinde herhangi bir işlem yapılmaz. Hastanın bağırsak florası korunur, besinlerin akış yönü ve doğal sindirim süreci bozulmaz. Bu sebeple gastric bypass sonrası görülen dumping sendromu, tüp mide sonrasında görülmez. Ayrıca tüp mide sonrası mide endoskopi ile tamamen görüntülenebilir durumdadır. Gastrik bypass’da olduğu gibi karın içinde kör bir mide kalmaz.

Tüp mide prosedüründe midenin bir kısmı tamamen çıkarılır ve bu çıkarılan kısım “açlık hormonu” olarak adlandırılan Ghrelin hormonunun salınımını gerçekleştiren fundus kısmını da içerir. Böylelikle tüp mide ameliyatından sonra açlık hissi önemli ölçüde azalmaktadır. Açlık hissetmeyen ve hacmi küçülen midesi sayesinde çabucak doyan hastalar, sağlıklı beslenme düzeni oluşturmakta zorlanmazlar. Gastric Bypass yönteminde midenin kullanılmayan kısmı karın içerisinde bırakıldığı için açlık hormonu salgılamaya devam etmektedir. Bu yüzden Sleeve Gastrektominin en önemli avantajlarından biri de budur.

Obezite cerrahisi sonrasında vücutta vitamin ve mineral eksiklikleri görülebilmekte ve dışarıdan alınan takviyeler ile bu eksiklikler giderilmektedir. Tüp mide ameliyatı ile mideniz küçülse de doğal sindirim ve midedeki emilim devam ettiği için bu vitamin ve mineral takviyelerini belirli sürelerde kullanmanız yeterlidir. Yine buna bağlı olarak şiddetli depresyon, anksiyete gibi psikolojik rahatsızlıkları tedavi etmek için düzenli ilaç kullanması gerekenler, anemi, crohn hastalığı gibi hastalıkları bulunanlar ve anti-inflamatuar ilaçlar kullanan hastalar için ilaç emilimini yüksek düzeyde etkilemeyecek prosedür olan tüp mide ameliyatı tercih edilmektedir.

Son olarak tüp mide ameliyatı çok yüksek kilolu kişilere de uygulanabilmektedir. Gastric bypass prosedüründe gastrointestinal kanalı yeniden yönlendirmek için karın içinde yeterli bir alan bulunması gerekir. Bu hastalarda karın içinde çok fazla yağlanma olduğundan alan sınırlıdır ve bu yüzden gastrik bypass uygulanamayabilir. Ama bu durum tüp mide uygulaması için bir sorun teşkil etmediğinden, gastrik bypass uygulanamayan morbid obezite hastalarına sleeve gastrektomi uygulanabilmektedir.

Tüp Mide Ameliyatının Dezavantajları Nelerdir?

Tüp mide ameliyatı geri dönüşü olmayan bir prosedürdür. Midenin bir kısmı çıkarılarak dışarı alınır ve işlem geri döndürülemez.

Gastrik ByPass Nedir?

Roux-en-Y Gastric ByPass prosedürü tüp mideye göre daha karmaşık ve invaziv bir prosedürdür. Midenin üst kısmında tüp mideye kısmen benzer küçük bir mide poşu oluşturulur ve midenin geri kalan kısmı -ki yaklaşık midenin %90-95’ini oluşturan kısım- ayrılır, oluşturulan bu küçük mide bölümü ince bağırsağa bağlanarak gastrointestinal yol değiştirilmiş olur. Böylelikle hasta yemek yediğinde besinler direk ince bağırsağa iner ve vücuttaki yağ,şeker ve kalori emilimi azalarak kilo vermenizi sağlar.

Gastric Bypass ameliyatı nasıl yapılır? Tüp mideden farkı nedir?

Gastric ByPass Ameliyatının Avantajları Nelerdir?

Gastric ByPass 1970’li yıllardan beri uygulanan ve uzun dönemde etkinliği kanıtlanmış bir prosedürdür. Ayrıca kilo kaybı açısından Sleeve Gastrektomiden daha güçlü olduğu bilinmektedir. Yıllarca toplanan veriler Gastrik bypass geçiren hastaların, tüp mide geçiren hastalara göre ortalama 10 ila 20 kilo daha fazla kilo kaybı sağladıklarını göstermiştir.

Diyabeti olan hastalarda da Gastrik Bypass ile daha iyi sonuçlar alınabilmektedir. Tüp mide ameliyatının da obeziteye bağlı diyabet üzerinde benzer olumlu etkileri olmaktadır.

Ayrıca şiddetli reflü hastalığı olan kişilerin de bu rahatsızlığı gastrik bypass sonrasında sıklıkla düzelmektedir.

Teoride Gastrik Bypass’ın tüp mideye göre avantajlarından birinin de geri döndürülebilir olması olduğu bilinse de pratikte bunun gerçekleştirilmesi çok nadirdir. Çünkü bu geri dönüşüm ameliyatı çok yüksek komplikasyon ve risk oranlarına sahip olan ve çoğu cerrahın yapamayacağı, çoğunun da yapmak istemeyeceği bir operasyondur.

Gastric ByPass Ameliyatının Dezavantajları Nelerdir?

Gastric ByPass sonrasında yaşanabilecek dumping sendromu ve vitamin, mineral eksiklikleri büyük bir dezavantajdır.Tüp mide sonrasında bir süre ilaç kullanımı ile vitamin ve mineral düzeyleri dengelenerek ilaç kullanımı kesilirken, gastric bypass sonrasında ömür boyu ilaç kullanılması zorunlu olabilmektedir.

Vücuttaki Ghrelin hormonunda herhangi bir azalma olmaması da bir diğer eksisi. Açlık hissi devam etmekte olduğundan hastalar kilo verme sürecine uyum sağlamakta zorlanabilirler.

Ameliyat sonrasında midedeki herhangi bir ülser veya şüpheli malignite durumunda endoskopik görüntüleme yöntemiyle mide içinin görüntülenememesi de bir diğer sorundur.

Tüp Mide mi, Gastric Bypass mı Daha iyi?

Şimdiye kadar verdiğimiz bilgileri göz önüne aldığınızda bu sorunun net bir cevabı olmadığını, yöntemlerden birinin kesinlikle daha iyi olduğu kanısına varılamayacağını anlamışsınızdır. Genellikle daha düşük komplikasyon oranları, daha hızlı iyileşme, daha kolay bir ameliyat olması ve daha ucuz olması nedenleriyle tüp mide ameliyatı tercih edilse de Gastric ByPass’dan daha fazla fayda sağlayacağı düşünülen hastalara da bu yöntemi bir seçenek olarak sunuyoruz. Obezite Cerrahisine ihtiyaç duyan bir hasta tüm yönleriyle her iki prosedür hakkında da bilgilendirilmeli ve hastayla birlikte hastaya en uygun yönteme karar verilmelidir. Yalnızca tek bir prosedürü uygulayan bir cerrah yerine her iki prosedürü de uygulayabilen ve bilgi sahibi olan bir cerrah seçmeniz de faydanıza olacaktır.

Erkam Tülübaş

Erkam Tülübaş

Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Çağın hastalığı olarak adlandırılmaya başlanan obezite birçok yandaş hastalıkla birlikte sağlığımızı tehdit ediyor. Obezite hakkında bilinç oluşturmak ve toplumu önlenebilir bu hastalıktan mümkün olduğunca arındırmak adına paylaştığımız bilgileri takip ve tavsiye etmenizi önemsiyoruz. Lütfen sosyal medya hesaplarımıza ve diğer yazılarımıza da bir göz atın.

Son Yazılar

Bizi Takip Edin!

Videolara da göz atın...

Yeni yazılarımızdan haberdar olmak ister misiniz?

E-mail grubumuza kaydolarak yeni yazılardan ve diğer gelişmelerden haberdar olabilirsiniz.

× Yardımcı olabilir miyiz?