Obezite ve Meme Kanseri İlişkisi

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Uncategorized
  4. »
  5. Obezite ve Meme Kanseri İlişkisi

Obezite ve Meme Kanseri İlişkisi

Obezitenin sadece meme kanseri değil birçok kanser türü ile ilişkili olduğunu biliyoruz.

Şu ana kadar yapılan araştırmalardan elde edilen verilere göre 13’den fazla kanser türünün obezite ile açıkça ilişkili olduğu gözlemlenmiş ve araştırmalar arttıkça bu sayının da artacağı düşünülmektedir.

Bazı kanser türleri için doğrudan risk faktörü olduğu bilinen obezitenin, bazı kanser türlerinin de oluşumunda, gelişiminde veya yayılımında dolaylı etkileri bulunmaktadır.

Beden sağlığımız için en büyük tehditlerden biri olan obezitenin, meme kanseri için doğrudan risk faktörü olduğunu kanıtlayan bir çalışma henüz bulunmasa da, meme kanserinin gelişiminde rol oynadığına dair araştırmalara her geçen gün bir yenisi eklenmektedir.

Bunun yanısıra kanser teşhisi ve tedavisi sırasında obezite kaynaklı çeşitli olumsuz etkilerden söz etmek de mümkündür.

Obezite ve Meme Kanseri İlişkisi

Numarınızı Bırakın

Sizi Arayalım


Vücut Kitle İndexi Nedir?

Vücut kitle indeksi hesaplaması yapılırken sadece kilo ve boy uzunluğuna göre sınıflandırılma yapılmaz. Bunun yanında yaşa göre de belirli sınıflandırma yapılır. Bu sınıflandırma ise şöyledir:

  • 19-24 yaş arasında olan bireyler için ideal sonuç 19-24 aralığında
  • 25-34 yaş arasında olan bireyler için ideal sonuç 20-25 aralığında
  • 35-44 yaş arasında olan bireyler için ideal sonuç 21-26 aralığında
  • 45-54 yaş arasında olan bireyler için ideal sonuç 22-27 aralığında
  • 55-64 yaş arasında olan bireyler için ideal sonuç 23-28 aralığında.
  • 65 yaş ve üzerinde bireyler için ideal sonuç değeri 24-29 aralığında olması gerekmektedir.

Vücut kitle indexinizi öğrenmek için vücut kitle indexi hesaplama formunu doldurunuz. Formu dolduruğunuzda vücut kitle indexinizi göreceksiniz.


Obezite Meme Kanserine Sebep Olur mu?

Direk olarak obezite meme kanserine sebep olur veyahut da obezite meme kanseri için risk faktörüdür demek doğru olmayacaktır. Ancak kanser oluşumunda bilinen bazı etkilerine de değinmek gerekmektedir. Vücut kitle indeksi arttıkça meme kanseri riskinin yüzde 10 ila 20 arasında arttığını gösteren bazı çalışmalar vardır. Bu çalışmalarda vücut yağının dağılımının vücut kitle indeksinden daha önemli olabileceğinin, üst vücut ve abdominal bölge yağlanmasının yüksek olduğu kişilerde bu risk artışının daha fazla gözlemlendiğinin altı çizilmektedir.

Menapoz öncesi vücut için gerekli olan östrojen, menapoz sonrasında meme ve kalın bağırsakta tümör oluşumu ve gelişimi açısından son derece olumsuz bir etki oluşturmaktadır. Obeziteyle birlikte yüksek oranda artan yağ dokuları sebebiyle salınımı artan ve salınım dengesi bozulan postmenapoz hormonları ve adipokinler meme kanseri oluşumu için risk oluşturan etmenlerdir. Aynı şekilde bu hormonlar, görülme sıklığı çok az olan; erkeklerde meme kanseri oluşumunda da rol oynamaktadır ve obezite erkekler için meme kanseri riskini arttırmaktadır.

Obezite Memedeki Tümörlerin Büyümesine Neden Oluyor

Obezitenin meme kanserinin gelişimine doğrudan etkisi bulunduğunu ispatlamak amacıyla yapılmış bir çalışmadan elde edilen veriler gösteriyor ki; obezite memedeki tümörlerin daha hızlı büyümesine neden oluyor.

Ulusal Kanser Enstitüsü tarafından Doç. Dr. Bing Li öncülüğünde yapılan araştırma yağ dokularında eksprese edilen bir yağ asidi bağlayıcı proteinin meme tümörlerini besleyerek büyümesinden sorumlu olduğunu açıklamaktadır. FABP4 olarak adlandırılan bu proteinin obezite, insülin direnci, diabetes mellitus ve ateroskleroz gelişimi ile de ilişkisi bilinmektedir.

Bu araştırma yalnızca FABP4’ün meme tümörlerinin büyümesi ve yayılması ile ilişkisini incelemektedir.

Obezite ve Meme Kanseri İlişkisi

Vücuttaki yağ dokusu, yağda çözünmeyen uzun zincirli yağ asitlerini işlediği ve dağıttığı yağ hücreleri içinde FABP4 üretir. Normal koşullar altında belirli bir miktarda FABP4 kan dolaşımına girer. Fakat kişide obezite söz konusu olduğunda vücuttaki yağ dokusu miktarı arttıkça daha fazla FABP4 dolaşıma salgılanır.

Ayrıca normalde yağ hücrelerinin içinde olan bu proteinler, yüksek yağ oranı söz konusu olduğunda yağ hücrelerinin dışında dolaşır ve meme kanseri hücreleriyle doğrudan etkileşime giren protein meme kanseri gelişimini teşvik eder.

Ek olarak, kan dolaşımındaki FABP4’ün, tümör bileşenleri ve yağ hücreleri arasındaki etkileşimleri körüklemek, böylece kanser gelişimine sebep olmak için birçok mekanizmada etkili olduğu görülmektedir. 

Numarınızı Bırakın

Sizi Arayalım


Ayrıca araştırmada farklı türlerde yüksek yağlı diyetlerin tümör gelişimi üzerinde farklı etkileri olduğunu gösteren bulgular da elde edildi. 

Örneğin kakao yağı veya balık yağı içeren yüksek yağlı diyetler, yağ kaynaklı obeziteye sebep olur.

Ancak kakao yağı diyeti meme tümörü büyümesine neden olurken, balık yağı diyeti tümörün büyümesine sebep olmamaktadır.

Bu çalışma obezitenin meme kanseri gelişiminde rol oynamasının sebebinin FABP4 olduğunu doğrulamakla kalmayıp aynı zamanda her obezite türünün de tümör gelişimini arttırmadığını ortaya koyar.

Bu durum da abdominal yağlanmanın fazla olduğu obezite hastalarının meme kanseri açısından daha riskli olduğu görüşünü destekler nitelikte görülebilir.

Obezite ve Meme Kanseri İlişkisi

Dr. Li, FABP4’ün hem makrofajlarda hem de dolaşımda nasıl çalıştığının daha iyi anlaşıldığında, meme kanserlerinin ilerlemesini önleyeceğini söylüyor ve ekliyor:

“Şimdi bu protein için obezite ile ilişkili kanser için çok etkili bir tedavi stratejisi olabilecek bazı antikorlar üretmeye çalışıyoruz.”

Obezite Meme Kanserinin Teşhis ve Tedavi Süreçlerini de Etkiliyor

Obezitenin meme kanseri açısından bir diğer olumsuz etkisi ise obez hastalarda tümörlerin teşhisinin zorlaşması ve gecikmesidir.

Yüksek miktarda yağ dokusu tümörün erken evrelerde görülmesini zorlaştırarak teşhisi geciktirirken, öte yandan da tümörün büyümesini hızlandırarak, kanserde hayati önem taşıyan erken teşhisin önüne geçmektedir.

Obezite ve Meme Kanseri İlişkisi

Ayrıca kanser teşhisi alıp tedavi süreci içerisinde olan hastalar için de obezite tedavilerini olumsuz yönde etkileyen bir düşmandır. Obezitenin, tümöre cerrahi müdahaleden sonra hastanın alması gereken kemoterapinin başarısını azalttığını gösteren çalışmalar bulunmaktadır.

Meme kanserine yakalanan obezite hastalarının kemoterapi süreçlerinin, sağlıklı kilodaki hastalara göre daha zor geçtiği bilinmektedir. 

Beden kitle indeksi fazla olduğu için, kemoterapide uygulanan dozlar da yüksek olur, dolayısıyla kemoterapinin yıkıcı etkisi daha fazla yaşanır.

Bu sebeple kanser teşhisi alan fazla kilolu hastanın, kanser tedavisini daha kolay atlatmak ve kanseri yenmek için mutlaka obezite tedavisi de görmesi gerekmektedir. 

Bu dönemde hastalara tavsiye edilen tedavi; tümör ameliyatı öncesi diyetisyen ve psikolog eşliğinde kilo vermektir. Ancak hasta bu şekilde kilo veremiyorsa, hastanın kiloları kemoterapiye direnç göstermeye başladıysa; kilo vermesi kanser tedavisi için elzem durumda olan hastalar için mide balonu gibi ameliyatsız destek tedavileri düşünülebilir.

Sağlıkla kalın…

Numarınızı Bırakın

Sizi Arayalım